Online Beslenme Danışmanlığı Nedir?

Online Beslenme Danışmanlığı Nedir?

Online diyet, kişisel beslenme ihtiyaçlarınıza yönelik rehberlik ve destek sağlayan, internet üzerinden gerçekleştirilen bir hizmettir. Beslenme alışkanlıklarınızı iyileştirmek, kilo yönetimi yapmak ya da sağlık sorunlarıyla başa çıkmak için yer veya zaman kısıtlaması olmaksızın bir diyetisyenin desteğini almanızı sağlar. Kişisel ihtiyaçlarınıza uygun beslenme planları, düzenli takip ve geri bildirimlerle daha sağlıklı beslenmenizi ve yaşam kalitenizin artmasını destekler.

Online Diyet Süreci

Detaylı Anemnez Formu

Detaylı Anemnez Formu

Tamamen size özel plan için ilk adım

Size Özel Beslenme Planı

Size Özel Beslenme Planı

Bireysel ihtiyaçlarınıza ve yaşam şartlarınıza uygun, sürdürülebilir

Güncellemeler

Güncellemeler

Günlük değişebilen şartlara göre öğün düzenlemeleri

Kesintisiz İletişim

Kesintisiz İletişim

Bunu yesem olur mu?, bu öğün diyetime uygun mu? gibi ve daha çeşitli sorularınızda anında diyetisyen yanıtı

İlerleme Takibi

İlerleme Takibi

Her iki haftalık döngü sonrası yeni liste

Yorumlar

Neden Online Diyet ve Beslenme Danışmanlığı?

Online diyet hizmeti, zamandan ve mekândan bağımsız olarak profesyonel destek alabilme imkânı sunar. Kişiye özel diyet planları, yaşam tarzına uygun öneriler ve sürekli geri bildirim ile bireyler, hedeflerine daha hızlı ve sağlıklı şekilde ulaşabilirler. Online sistem sayesinde, danışanlar istedikleri zaman ve kolaylıkla uzmanla iletişim kurarak sorularını iletebilir ve süreçlerini daha etkin bir şekilde yönetebilirler.

Online Diyet ve Beslenme Danışmanlıkları

İhtiyacınıza uygun beslenme danışmanlığı hizmetine tıklayarak detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Diyet Paketleri

Diyet paketlerinin içeriğine göre, ihtiyaçlarınıza ve hedeflerinize en uygun paketi seçebilirsiniz.

Deneme Programı

1 Liste

"Programı kısa süreliğine deneyimleyerek deneme fırsatı"


Kişiye Özel Beslenme Planı: 

1 adet kişiye özel, yaşam tarzınıza ve hedeflerinize uygun beslenme planı

 1 Hafta Diyetisyen Desteği:

Mesai saatleri içinde WhatsApp üzerinden 7 gün boyunca sık iletişim

Standart Aylık Takipli Programlar

1 Aylık Paket

2 Aylık Paket

3 Aylık Paket

Aylık 2 Liste

"Uzun vadeli hedefleriniz için"


Kişiye Özel Beslenme Planı: 

Her ay ikişer tane olmak üzere kişiye özel, yaşam tarzınıza ve hedeflerinize uygun beslenme planı

Kan Tahlili Analizi: 

Diyetiniz sağlık bulgularınıza göre düzenlenir

Günlük Diyetisyen Desteği ve Takip: 

İletişim saatleri içinde WhatsApp üzerinden "ne yesem?", "şunu yiyebilir miyim?" gibi ya da aklınıza takılan herhangi sorunuza hızla yanıt alır, diyetisyen desteği ile sürecinizi daha konfrolu ve kolay geçirir ve motivasyonunuzu korursunuz

Öğün Fotoğraf Analizi: 

Günlük öğün fotoğraflarınızı paylaşarak birebir geri bildirim alırsınız

 Güncellemeler: 

Listeniz 2 haftada bir yenilenir ve ihtiyaçlarınıza göre günlük düzenlenir


2 aylık danışmanlık paketinde %5, 3 aylık danışmanlık paketinde ise %10 fiyat avantajı

Online Diyet'e başlamak, diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme yolculuğuna çıkmak ve yaşam kalitenizi artırmak için hemen WhatsApp'tan iletişime geçin!

Premium Aylık Takipli Program

Her Güne 1 Plan

"'Bugün ne yemek yapsam?' demeden 4 hafta (28 gün) geçirmeniz için"


✔ Kişiye Özel 28 Günlük Diyet Planı:

Sağlık durumunuz ve hedeflerinize uygun hazırlanmış her güne özel plan

✔ Alışveriş Listesi:

Diyetinize başlamadan önce ihtiyaç duyacağınız besinlerin bir listesini alırsınız

✔ Hızlı ve Kolay Uygulama:

Yaşam tarzınıza uygun pratik öğün ve tariflerle listenizi zorlanmadan uygularsınız

✔ 28 Gün Diyetisyen Desteği:

Öğünlerinizle ilgili destek ve sorularınız için diyetisyeniniz ile bire bir Whatsapp üzerinden hızlı iletişim avantajına sahip olursunuz
 

Bloglar

10 Adımda Sağlıklı ve Kalıcı Kilo Verme Rehberi

10 Adımda Sağlıklı ve Kalıcı Kilo Verme Rehberi

1- Her öğün bol sebze yiyin. Sebzeler düşük kalorili; yüksek su, lif, vitamin ve mineral içeriğine sahiptir. (1 porsiyon = 200 gram sebze yaklaşık 30–35 kcal’dir). Bu sayede daha hızlı tokluk hisseder ve daha az yersiniz. 2- Boş enerji kaynaklarından ve rafine karbonhidratlardan uzak durun. Abur cuburlar, şekerli içecekler, fast food gibi boş enerji kaynaklarından ve pirinç, makarna, beyaz ekmek, şeker, patates gibi rafine karbonhidratlardan uzak durun. Bunlar düşük posa, yüksek nişasta ve şeker içeriği nedeniyle kan şekerini hızla yükseltip ardından hızla düşürür. Bu da çabuk acıkmanıza ve fazla insülin salınımıyla yağ birikimine neden olur. Bunun yerine; sebze, meyve, greçka, kinoa, çavdar ekmeği, kepekli ve tam buğday ekmeği gibi kompleks karbonhidratları tercih edin.  3- Yeterli su tüketimine dikkat edin. Yemeklerden önce ve öğün dışında açlık hissettiğinizde bir bardak su için. Su, enerji metabolizmasındaki tepkimelerin gerçekleşmesi için gereklidir. Günde en az 8–10 bardak su içmeye özen gösterin. Ayrıca mide hacmini doldurarak açlık hissini ve iştahı azaltacaktır. 4- Sağlıklı yağları tercih edin ve toplam yağ tüketiminizi azaltın. Zeytinyağı, chia tohumu, kuruyemişler, keten tohumu, avokado ve Hindistan cevizi yağı gibi omega-3 bakımından zengin, besleyici yağları tercih edin. Damar tıkanıklığı veya hiperlipidemi gibi bir rahatsızlığınız yoksa tereyağını az miktarda ve haftada birkaç kez tüketebilirsiniz. Kuruyemişler için günde toplam1-2 küçük avuç, yağlar için ise 1-2 yemek kaşığını geçmeyin. 5- Öğünlerinizde tüm besin gruplarına yer verin ve porsiyon kontrolü yapın. Tabağınızın; %50'si sebze ve/veya sebze + meyvelerden, %25'i sağlıklı karbonhidratlardan (tam tahıllar), %25'i sağlıklı protein kaynaklarından (kurubaklagiller, az yağlı et, derisiz tavuk, balık, yumurta, peynir) oluşmalı. Yanında süt, ayran, kefir veya yoğurt tüketilmeli. Yemeği hazırlarken yağ kaynaklarını gerektiği kadar (örneğin 1 bardak greçkayı pişirirken en çok 1 yemek kaşığı zeytinyağı kullanmanız günlük yağ alımınızı sınırlamanıza yardımcı olacaktır) kullanın. 6- Fiziksel aktiviteyi artırın. Haftada en az 5 gün, günde 30 dakika orta tempolu yürüyüş, yüzme, fitness gibi aktiviteler yapın. 7- Yavaş yemek yiyin. Fındık/ceviz büyüklüğünde lokmalar alın ve her lokmayı en az 10–15 kez çiğneyin. Bu, tokluk hissinin daha erken oluşmasını sağlar ve fazla yemeden masadan kalkmanıza yardımcı olur. 8- Sağlıklı atıştırmalıkları tercih edin. Ara öğünlerde meyve, kuruyemiş gibi posa ve antioksidan açısından zengin besinleri tercih edin. Şekersiz protein barları, ev yapımı zeytinyağlı pekmezli kurabiyeler veya kekler de iyi birer alternatif olabilir. Zayıflama/form çayları ve “diyet” ürünlerden uzak durun. 9- Mikrobiyotanızı destekleyin. Sağlıklı bağırsak mikrobiyotası bağışıklığı güçlendirir, iştahı düzenler ve kilo vermeyi kolaylaştırır. Haftada en az 5 gün probiyotik yoğurt veya kefir tüketin. Bu bakterileri beslemek için yeterince kurubaklagil ve meyve yemeyi unutmayın. 10- Sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirin. Kısa süreli diyetler, genellikle verilen kiloların geri kazanılmasına neden olur. Bunun yerine, sürdürülebilir ve yaşam boyu uygulanabilir sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinin. Bu, hem kilo kontrolünü hem de genel sağlığı destekler.

devamı
Detaylı Sağlıklı Kilo Alma Rehberi

Detaylı Sağlıklı Kilo Alma Rehberi

    ​​​​​ Zayıflık, boya göre ağırlığın az olduğu, diyetle alınan enerjinin yakılan enerjiden az olmasıyla veya vücudun alınan enerjiyi kullanamaması gibi sebeplerle ortaya çıkan, altında diğer psikolojik veya fizyolojik etmenlerin bulunduğu, şişmanlık gibi sağlığı olumsuz etkileyen (kemik sağlığının ve tiroid fonksiyonlarının bozulması, kas kaybı, bağışıklık sistemin zayıflaması, infertilite gibi) önemli ve müdahale edilmesi gereken bir durumdur. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre vücut Kütle İndeksi (VKİ)’nin 18,5 kg/m2 nin altında olmasıdır. Zayıflık 3 kategoriye ayrılır: Zayıflık Sınıflandırma VKİ (kg/m2) Hafif 17-18,49 Orta 16-16,99 Ağır <16 VKİ Nasıl Hesaplanır? Kilonun, boyun metre cinsin karesine bölümü ile hesaplanır. Örnein 40 kg, 170 cm birinin VKİ’si 40/(1,7)2=13,8=14kg/m2dir. Yani “ağır zayıf” sınıfına girer. Zayıflık Sebepleri Temelde alınan enerjinin harcanan enerjiyi karşılayamamasından ortaya çıkar. Buna  pek çok psikolojik ve fizyolojik etmen sebep olabilir; Kötü ve yetersiz beslenme, Sosyal medyanın zayıflık algısı, İştahsızlık, Aşırı spor/egzersiz yapmak, Kendi besinini hazırlayamama, Sosyo-ekonomik durumlar, Yüksek enerji harcamasına neden olan hastalıklar (kanser, hipertiroid, bazı enfeksiyonlar...), Sindirim ve emilim bozuklukları, Zayıflığa neden olan etmenler arasında sayılabilir. Zayıflık Tedavisi Öncelikle zayıflığa neden olan beslenme dışındaki sorun tespit edilmeli ve tedavisine başlanmalıdır. Altta yatan sebep ruhsal ise psikolojik destek alınmalı, fizyolojik bir sorun varsa da gerekli medikal tedavi uygulanmalıdır. Beslenme alışkanlıklarının iyileştirilmesi ve sağlıklı kilo alımı için mutlaka bir diyetisyenle çalışılmalıdır. Besin ögesi ihtiyacını ve enerji gereksinimini karşılayacak, dengeli ve sağlıklı bir beslenme planı uygulamalı. Düzenli kilo artışının takibi (yeterli kas ve yağ kazanımı) yapılmalı. Sağlıklı Kilo Almak için Önemli Öneriler İhtiyaç duyulan enerjinin daha kolay alınabilmesi için 3 ana 3 ara öğün şeklinde beslenmeli. Ana öğünlerde su tüketilmemeli, yemek aralarında içilmeli. Çorba, mide hacmini dolduracağı ve tokluk hissinin oluşmasına neden olacağı için daha az tercih edilmeli veya koyu kıvamda, zengin içerikli olmalı. Yemekte önce karbonhidrat (ekmek, pilav) ve protein kaynakları (et) yenmeli, salata ve sebzeler en sona bırakılmalı. Düşük hacimli yüksek kalorili yemekler tercih edilmeli veya hazırlanmalı: Ana öğün örnekleri: - Zeytinyağlı, kaşar peynirli patates püresi + sebzeli et yemeği - Karnıyarık + pilav Ara öğün örnekleri: - Fındıklı sütlaç - Tahin helvası + limonata İştahsızlık varsa ve yenmesine engel bir rahatsızlık yoksa kepekli ekmek ve bulgurdan daha çok beyaz ekmek, pirinç ve makarna gibi kolay sindirilen ve yemesi kolay olan karbonhidrat kaynakları tercih edilmeli. Ara öğünlerde yüksek enerjili smoothieler hazırlanabilir. Smoothie örneği: “2 yemek kaşığı yulaf+ 1 yemek kaşığı chia tohumu+ 1 su bardağı kefir +1 küçük muz+ 1 tatlı kaşığı bal” ile hazırlanmış karışım yaklaşık 350 kcal enerji sağlar, ara öğün için enerjisi yüksektir ve kolay tüketilir. Kuru meyveler, taze meyvelere göre daha az su içerdiğinden midede kapladığı alan düşüktür ve taze meyvelerden daha fazla tercih edilmelidir. Yemeklerin içeriği besin değeri açısından zenginleştirilmelidir. Örneğin: - Yemeğin yanında yenen yoğurda ince öğütülmüş yulaf, - Sebze yemekerine et, - Çorbalar koyu kıvamda ve terbiyelerinde yumurta ve un, - Süte, bal veya pekmez, - Menemen, omlet, makarnaya peynir, gibi kalorisini arttıracak ama yerken zorlamayacak eklemeler yapılmalı. Kurubaklagiller, sindirimi zor olduğu ve hazımsızlık yapabileceği için pişirilmeden önce 12-24 saat suda beklemiş ve çok iyi pişmiş olarak yenmeli. Kahve ve çay iştah kaybına neden olabileceğinden azaltılmalı. Ev yapımı yüksek enerjili (pekmez-şeker, zeytinyağı miktarı arttırılmalı, fındık-ceviz içermeli) kek, kurabiye gibi atıştırmalıklar tercih edilmeli. Kilo Alma Sürecinde Sık Yapılan Yanlışlar Dengesiz beslenme: Diyetisyene başvurmadan, kilo almaya yönelik diyet yapmak kas oranının yeteri kadar artmamasına yağ oranının istenmeyen düzeylere çıkmasına neden olabilir. Zayıflığa neden olan faktörü tespit etmemek: Beslenme alışkanlıklarını değiştirmek ve diyeti uygulamak altta bir psikolojik sebep varsa çok zor olabilir veya kilo alımını engelleyen fizyolojik bir sebep varsa tedavi edilmeden veya tedaviye başlamadan diyet yapmak başarısızlığa neden olabilir. Yüksek yağlı yiyecekler yemek: Yüksek yağlı besinlerin sindirimi uzun ve zordur. Bu nedenle çoğunlukla iştahsız olan zayıfların öğün atlamasına ve almaları gereken günlük enerjiyi alamamasına neden olabilir. Fiziksel aktiviteyi azaltmak: Fiziksel aktivite yalnız kilo vermek için yapılmaz, genel sağlığı desteklemek için çok önemlidir. Bu nedenle fiziksel aktivite aşırı olmadığı sürece yapılması önerilir ve harcanan enerjinin besinlerle yerine konması sağlanmalıdır. Enerjisi yüksek enteral ürünlere başvurmak: Düşük miktarda yüksek enerji veren bazı ürünler, kilo alımını yemek yemekte zorlanan veya aşırı iştahsız bireylerde sağlayabilir. Ancak bu ürünler çok pahalıdır ve sürdürülebilir değildir. Bunun yerine diyetisyen rehberliğinde enerjisi yüksek, karbonhidrat protein ve yağ bakımından dengeli içecekler ev ortamında hazırlanabilir. Kişinin beslenme alışkanlıklarını iyileştirmesine de yardımcı olacaktır. Sadece “kilo artışı” hedeflemek: Vücudun sağlıklı kas, yağ ve su oranına sahip olması hedeflenmelidir. İdeal kiloya gelmek için acele etmek: Kilo alma süreci, verme sürecinden daha uzun sürebilir ve bu sürede sabırlı olarak kademe kademe ilerlemek ve hedef kiloya ulaşılması sağlanmalıdır.      

devamı
İBS ve Beslenme

İBS ve Beslenme

Spastik Kolon (İBS) Nedir? Spastik kolon, diğer adıyla İrritabl bağırsak sendromu (İBS), bağırsakların normal işlevinin bozulmasıyla ortaya çıkan bir gastrointestinal (sindirim sistemi) rahatsızlıktır. Hastalık, genellikle stres, düzensiz beslenme, disbiyoz (bağırsak mikrobiyota dengesinin bozulması) ve bazı besin intoleransları gibi faktörlerden kaynaklanabilir. Spastik Kolon Belirtileri Nelerdir? Spastik kolon, genellikle üç ana şekilde kendini gösterir: Sık kabızlık (konstipasyon): Sert, parçalı ve ağrılı dışkılama, karın ağrısı ve abdominal gerginlik hissi. Sık diyare (ishal) veya sık tuvalete çıkma: Artan bağırsak hareketleriyle sık sık ishal. Değişimli kabızlık ve ishal: Kabızlık ve ishalin dönüşümlü olarak yaşandığı durum.  Bunlara ek olarak, spastik kolon hastalarında gaz birikimine bağlı karın şişkinliği ve dispepsi (hazımsızlık) gibi rahatsızlıklar da yaygın belirtiler arasındadır. Spastik Kolon: Beslenme Tedavisi Spastik kolon tedavisinde diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri kritik öneme sahiptir. Bu tedavi, psikolojik destek ve gerektiğinde medikal tedavi ile desteklenmelidir. Altta yatan sebebin tespit edilmesi ve tedavisinin yapılması önemlidir. Beslenme tedavisi, bozulmuş bağırsak mikrobiyotasını düzeltmek ve günlük değişebilen sindirim sistemi problemlerini yani semptomlarını azaltmak amacı taşır. Bağırsak Mikrobiyotasını Düzenleme Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası, sindirim sisteminin düzgün çalışabilmesi için çok önemlidir. Bağırsaklardaki iyi ve kötü bakterilerin dengesi bozulduğunda, sindirim fonksiyonları olumsuz etkilenir, bağışıklık sistemi zayıflar ve besinler gerektiği gibi emilemez. Bu durum, zamanla besin eksikliklerine yol açabilir ve vücuttan atılması gereken toksinlerin kana karışmasına sebep olabilir, bu da bağışıklık sistemini daha da zayıflatır. Probiyotikler, bağırsaklardaki iyi bakterileri artıran canlı mikroorganizmalardır. Prebiyotikler ise, bu iyi bakterilerin beslenmesini sağlayan ve onları destekleyen besinlerdir. Mikrobiyota dengesini korumak ve iyileştirmek için, her gün yeterli miktarda probiyotik ve prebiyotik içeren besinler tüketmek büyük önem taşır. Probiyotik kaynağı besinler: ·  Probiyotik yoğurt  ·  Kefir ·  Ev yapımı turşu ·  Ev yapımı sirke Prebiyotik kaynağı besinler: ·  Yoğurt (Streptococcus thermophilus, Lactobacillus bulgaricus suşları içermediği için normal yoğurt probiyotik değildir.) ·  Sarımsak ·  Soğan ·  Pırasa ·  Yer elması ·  Enginar ·  Muz ·  Yulaf ·  Elma ·  Çavdar, tam tahıllar ·  Tüm kurubaklagiller (nohut, mercimek, kurufasulye...) Bazı probiyotik suşları kabızlığa iyi geliyorken bazılarıysa ishali durdurmaya yardımcı olabilmektedir. Bu nedenle semptom durumlarına göre özel suşları içeren probiyotikler (suplement olarak) tercih edilebilir. Eczacı, hekim veya diyetisyene danışılmalıdır. Kabızlık Varlığında Nasıl Beslenmeli? Yüksek lifli besinlerin tüketimine ağırlık verilmeli: Tam tahıllar (kepekli ekmek, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği bulgur, kabuğuyla yenebilen meyveler (elma, armut, üzüm) çözünmez lif kaynağıdır. Çözünmez lif, dışkının hacmini ve bağırsak hareketlerini arttırır. Kurubaklagiller, muz, yulaf ise önemli çözünür lif kaynaklarıdır. Çözünür lif bağırsak hareketlerini düzenler. Bu nedenle kabızlık şikayetleri için her gün yeterli miktarda hem çözünür hem çözünmez lif kaynakları tüketilmelidir. Kuruyemişler yenmeli: Kabızlık durumunda her gün 1 avuç kuruyemiş (fıstık, fındık, kabak çekirdeği...) yemek yüksek posa içeriği sayesinde bağırsak hareketelrini hızlandırır. Kuru meyveler yenmeli: Kuru meyveler yüksek posa içerir bu nedenle diyete eklenmeli, özellikle kuru erikten yapılan komposto, içindeki fenil izatin sayesinde bağırsakların çalışmasını hızlandırır. Ancak taze meyveler, yüksek suyun yanında yüksek posa da içerdiğinden tüketimi ihmal edilmemelidir. Su tüketimi arttırılmalı: Günde en az 1,5-2 litre su tüketilmelidir. Sıcak içecekler tercih edilmeli: Ihlamur, kuşburnu ve elma çayı bağırsak hareketlerini arttırır. Fiziksel aktivite arttırılmalı: Fiziksel aktivite arttırkça bağırsak hareketleri de artar, bu nedenle günde en az 30 dakika aktif olunmalıdır. İshal Varlığında Nasıl Beslenmeli? Laktozsuz süt tüketilmeli: Bu dönemde laktozsuz süt tercih edilmelidir. Yoğurt ve peynir doğal olarak düşük laktoz içerdiğinden tüketimlerinde bir sorun yoktur. Az yağlı etler tercih edilmeli: Derisiz tavuk, az yağlı kırmızı et ve balık tüketilebilir. Kabuksuz kurubaklagiller: Kabuğu alınmış ve iyi pişmiş kurufasulye, nohut prebiyotik olduğu için bağırsak hareketlerini düzenler. Nişastalı besinlere ağırlık verilmeli: Nişasta, bağırsakta su çektiği için pirinç, patates ve beyaz ekmek daha fazla tüketilmeli. Meyveler kabuksuz yenmeli: Muz, şeftali ve elma yüksek pektin içerir. Pektin, nişasta gibi bağırsakta suyu bünyesine çeker ve ishali azaltmaya yardımcı olur. Bol sıvı tüketilmeli: Su ve düşük sodyumlu maden suları ve ayran içilmelidir. Her tuvaletten çıkıldığında su içilerek, kayıp sıvı kadarı telafi edilmeli. Şekerli yiyeceklerden ve içeceklerden uzak durulmalı: Şeker, bağırsak hareketlerini arttırarak ishali şiddetlendirebilir. Kahve tüketimi: Kahve telvesindeki tanenler, bağırsak hareketlerini azaltır. Ancak hipertansiyon hastaları, hamilelik veya emzirme döneminde olanlar için uygun olmayabilir. IBS Tetiklenmesini Azaltmak İçin Neler Yapılmalı? Potansiyel tetikleyicilerin diyetten çıkarılması/azaltılması: Çay, kahve, çikolata, alkol, yüksek yağ içeren besinler. Gaz yapıcı besinlerin çıkarılması/azaltılması: FODMAP ( hızlı fermente olan karbonhidratlar) yüksek besinler gaz ve şişkinlik şikayetlerini arttırabilir. Bunlar arasında süt, buğday, çavdar, fasulye, mercimek, soğan, mantar, bal... bulunur. Bu besinlerden hangilerinin rahatsızlık verdiği diyetisyen rehberliğinde “eliminasyon yöntemiyle” tespit edilmesi hastalığın yönetimi için önemli olabilir. Psikolojik destek: Stres yönetimi, IBS semptomlarının azalmasına yardımcı olabilir. Spastik kolon, bireysel farklılıklar gösteren bir hastalıktır ve tedavi multidisipliner bir yaklaşımı gerektirir. Doğru diyet planlaması, yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde psikolojik destekle IBS semptomları büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.      

devamı
Hipotiroidizm ve Beslenme Rehberi

Hipotiroidizm ve Beslenme Rehberi

Hipotiroidizm Guatr Nedir, Neden Olur? Guatr, tiroid bezinin büyümesidir ve hem hipotiroidizm (yetersiz hormon üretimi) hem de hipertiroidizm (fazla hormon üretimi) durumlarında görülebilir. Hipotiroidizmde Guatr: Tiroid bezi yeterince tiroid hormonu (T3 ve T4) üretemediğinde, hipofiz bezi TSH (tiroid stimüle edici hormon) üretimini artırır. Bu, tiroid bezini daha fazla hormon üretmeye zorlar, ancak bezi yeterli miktarda hormon üretmekte zorlanır. Sonuç olarak, tiroid bezi sürekli uyarılma sonucu büyür ve guatr oluşur. Hipotiroidizm Nedir? Hipotiroidizm, tiroid bezinin yeterli tiroid hormonları üretmemesi durumudur. Bu hormonlar, metabolizma, vücut ısısı, kalp atış hızı gibi önemli fonksiyonları etkiler. Hipotiroidizmin Sebebi ve Belirtileri Nelerdir, Nasıl Tedavi Edilir? Hipotiroidizm; genetik faktörler, otoimmün hastalıklar (örneğin Hashimoto tiroiditi), iyot eksikliği, bazı ilaçlar veya tedavi yöntemleri nedeniyle gelişebilir. Belirtiler arasında; Yorgunluk Kilo artışı, kilo verememe Saç dökülmesi Menstrual döngüde bozulma Depresyon yer alır. Tedavi, genellikle tiroid hormon replasmanı ve beslenme düzenlemesiyle yapılır. Hipotiroid Hastaları Nasıl Beslenmeli ve Nelere Dikkat Etmeli?      Beslenme tedavisi çoğunlukla bireysel düzeyde, hastanın spesifik durumu (örneğin iyot veya selenyum eksikliği, T3, T4 ve TSH hormon düzeyleri, kan yağ ve glikoz düzeyi gibi) göz önünde bulundurularak şekillendirilir. Tiroid bozuklukları, hormon üretimi ve metabolizma üzerinde doğrudan etkiler yapabileceğinden, bu hastalıkların tedavisinde beslenmenin önemli bir rolü vardır. Beslenme tedavisi kişiye özel uygulanması gerekir. Selenyum: Tiroid hormonlarının üretimi için selenyum kritik rol oynar. Balık ve kuruyemişlerde (en yüksek pekan cevizinde) bulunur İyot: Tiroid hormonlarının üretimi için gereklidir. İyotlu tuz kullanımı genellikle yeterli olur. Guatrojenler: Guatrojenler [karnabahar, lahana (kırmızı, beyaz, kara, brüksel), şalgam, turp] anti-tiroid fonksiyonu gösterebilir ve olumsuz etkileyebililir. İyot eksikliği olmadıkça, bu besinlerin kısıtlanması gerekmez. Ancak aşırı tüketiminden kaçınılmalı ve bu besinler iyi pişirilmelidir. Lif: Hipotiroidizmde sindirim sistemi yavaşlayabilir, bu nedenle lifli gıdaların (sebzeler, tam tahıllar, meyveler) tüketimi artırılmalıdır.  Enerji Alımı: Hipotiroidizmde metabolizma yavaşladığından, enerji harcaması da düşer. Bu nedenle, diyetin yeterli enerjiye sahip olması önemlidir. Düşük kalorili zayıflama diyetleri, TSH salgılanmasını olumsuz etkileyebilir ve hipotiroidizm belirtilerini artırabilir. Karbonhidrat ve Şeker: Hipotiroidde karbonhidrat metabolizması etkilendiği için kan şekeri genelde yüksek seyredebilir ve tip 2 diyabet, insülin direnci gibi hastalıklara yol açabilir. Bu nedenle düşük glisemik indeksli karbonhidratlar (tam tahıllar, sebze ve meyveler) tercih edilmelidir. Rafine şeker ve karbonhidrattan (şeker, pirinç, makarna, beyaz un, beyaz ekmek vs.) uzak durulmalıdır. Yağ: Hipotiroidde yağ metabolizması etkilenir. Bu nedenle kan yağlarının yüksek seyretmesine, hiperkolesterolemi ve hiperlipidemiye neden olabilir. Bu nedenle doymuş yağlar (margarin, tereyağı, hayvan iç yağları) yerine sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado, kuruyemişler vs.) tüketilmelidir. Süt ürünleri yarım yağlı tercih edilmelidir. Protein: Aşırı protein alımı tiroid fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir, bu yüzden dengeli bir protein alımı sağlanmalıdır.     Bu öneriler genel bir çerçeve sunar, ancak her bireyin bulguları farklıdır ve bu nedenle diyetin kişiye özel olarak düzenlenmesi önemlidir. Kişinin iyot, selenyum ve diğer besin öğeleri durumu, hormon seviyeleri ve semptomları göz önünde bulundurularak beslenmesi gerekir. Hipotiroidizm ve hipertiroidizm gibi tiroid bozukluklarında doğru beslenme, tedavi sürecini destekler ve semptomların yönetilmesine yardımcı olur.

devamı